Ekslibris Nedir?
Prof. Hasip Pektaş

Ekslibris, kitapseverlerin kitaplarının iç kapagına yapıştırdıkları üzerinde adlarının ve deıişik konularda resimlerin yer aldıgı küçük boyutlu grafik çalışmalardır. Kitabın kartviziti ya da tapusudur.İngilizce “Bookplate” olarak da bilinen Ekslibris, kitap sahibini tanıtır, onu yüceltir ve kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyarır. Bir mülkiyet işareti, sahiplenme göstergesi olmanın yanında kitabın hırsızlıga karşı korunmasını saglama işlevinin de oldugu söylenebilir. Sözcük olarak ...’nın kitabı, ...’nın kitaplıgına ait veya ...’nın kütüphanesinden anlamına gelir.

Ekslibris önemli bir iletişim aracıdır. Bir ihtiyaç grafigi olarak dogmasına karşın, estetik kaygılarla yapılan özgün yapıtlardır. Sanatı, insanın elleri arasına, kitapların içine kadar getirir, onun büyüleyici sıcaklııını hissettirir. Çok uzun bir geçmişe sahip bu sanat dalı, yapıldıgı döneme ait kültürel, tarihsel özellikleri günümüze taşıması nedeniyle de ilgi çekmekte, sanatçılar ve koleksiyoncular arasında önemli bir degiş tokuş objesi olarak kullanılmaktadır.

Ekslibrisin ilk ve en eski örneginin M.Ö. 1400 yıllarında açık mavi renk bir fayans üzerine yapıldıgı, bunun da III. Amenofis'in kitaplıgına ait oldugu ve bu levhaların papirüs rulolarını korumak için kullanılan agaç sandıklara takıldıgı tahmin edilmektedir.
Gökhan Okur, P3 (66X40), 1997


Gerçek anlamda Ekslibrisler matbaanın icadıyla birlikte yapılmıştır. Önceleri sadece kilisenin ve prenslerin ellerinde bulunan çok degerli el yazması kitaplar, matbaa sayesinde alt düzeydeki soylular ve egitim görmüş burjuva sınıfı tarafından da elde edilmiştir. Böylece tek sayı olma durumunu kaybeden bu kitapların, hırsızlıktan ve kaybolmalardan korunması için özel bir mülkiyet işareti gerekliligi dogmuştur.

İlk Ekslibrisin 15. yüzyılda Güney Almanya'da kullanıldıgı bilinmektedir. Bunlardan biri, 1450 yıllarında "Igler - kirpi” takma adıyla
bilinen Alman papaz Johannes Knabenberg için yapılan ve çayırda bir çiçegi ısıran kirpinin resimlendigi 19 cm. boyutundaki Ekslibristir. 16. yüzyılda, kitapların çogalmasıyla yaygınlaşan Ekslibrisler, sadece Almanya'da degil diger Avrupa ülkelerinde de görülmeye başlanmıştır. Albrecht Dürer (1471-1528), Lucas Cranach (1472-1553), Edvard Munch (1863-1944), Kaethe Kolwitz (1867-1945), Emil Nolde (1867-1956), Paul Klee (1879-1940), Pablo Picasso (1881-1973), Oscar Kokoschka (1888-1980) gibi ünlü sanatçılar, zamanın önemli devlet ve bilim adamlarıyla yakınlarına Ekslibris yapmışlardır.

Günümüzde Ekslibris yapanlara baktıgımızda ise; gravürleriyle Rusya’dan Jury Borovitsky, Slovakya’dan Peter Augustovic, Çekoslovakya’dan Karol Felix, Robert Jancovic, Hollanda’dan Anneke Kuyper, İtalya’dan Ettore Antonini, Antonio Grimaldi, yüksek baskılarıyla Fransa’dan Jean Marcel Bertrand, Belçika’dan Mark Severin, Gerard Gaudaen, Frank Ivo Van Damme, Emiel Hoorne, Polonyo’dan Ryszard Tobianski, Çekoslovakya’dan Miroslav Houra, Ukrayna’dan Arkady Pugachevsky, litografileriyle Çekoslovakya’dan Marcel Hascic, Slovakya’dan Vladimir Gazovic, serigrafileriyle Belçika’dan Martin R. Bayens, Japonya’dan Masao Ohba, Romanya’dan Ovidiu Petca, bilgisayar tasarımlarıyla Belçika’dan Kurt Herman, Hollanda’dan Wim Zwiers gibi sanatçılar dikkat çekmektedir.


Ekslibris Koleksiyonculugu

Ekslibrisler, konulara, sanatçılara, tekniklere göre degerlendirilip meraklıları tarafından toplanmaktadır. Koleksiyoncular, ellerindeki çift baskıları diger kişilerle degiştirerek çok sayıda Ekslibrise sahip olmakta, bu degiş tokuş sayesinde kendi koleksiyonlarını kalite olarak geliştirmekte, sayı olarak artırmaktadırlar. Ekslibris koleksiyonculugu, uluslararası ilişkilerin gelişmesini, yeni dostlukların oluşmasını, farklı dönemlerdeki sanatın ve tekniklerin ögrenilmesini saglamaktadır.

Koleksiyoncular, tanınmış sanatçıların Ekslibrislerini, özellikle de müzik ve erotik konuları içerenleri tercih etmektedirler. Onlar için Ekslibrislerin estetik bütünlügü, teknik yetkinligi ve resim - yazı ilişkisi de önemlidir. Bu küçük baskıların sanatçısı tarafından imzalanmasına, ne zaman, ne kadar sayıda ve hangi teknikle basıldıgının belirtilmesine dikkat edilmektedir. Bazı kitapçılarda satılan herkesin alabilecegi türdeki isim yerleri boş bırakılmış “evrensel Ekslibrisler” koleksiyoncular tarafından tercih edilmemektedir.

Özellikle Avrupa ülkelerinde uzman kişilerce fiyatlarının özenle takip edildigi bir Ekslibris piyasası olußmußtur. Almanya'da 100 sayılık gravür Ekslibrisler 500 - 1500 mark, agaç veya linolyum baskılar 300 - 600 mark, litografiler 300 - 500 mark arasında alıcı bulmaktadır.

David Baker (UKR) C4+C7 (127X97) 1994


Amerika'da bir Ekslibris tasarımı, baskı hariç 200 - 1000 dolar arasında yapılmakta, tanınmış
sanatçılar, bu rakamı üç - dört katına çıkarabilmektedirler. Kolay bulunmayan eski tür Ekslibrisler ise, normal fiyatın üzerinde satılmaktadır.

Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsinde, Amerika’da ve Japonya’da Ekslibris sanatçılarının ve koleksiyoncuların bir araya geldikleri Ekslibris dernekleri vardır. Bu derneklerin bazıları, kapsamlı Ekslibris yıllıkları ve periyodik bültenler yayımlarlar.

Bültenlerde tanıtımı yapılan bazı sanatçıların orijinal çalışmaları da bulunur.
Üzerinde kültürel ve tarihsel degerler taşıyan Ekslibrisler, 500 yıldan bu yana sanatsal kaygılarla tasarlanmakta ve meraklıları tarafından toplanmaktadır. Ünsanı farklı düßüncelere yönelten bu özgün çalışmalar; genellikle kitapların boyutuna baglı kalınarak hazırlanıp, degißik baskı teknikleriyle üretilmektedir. Boyutunun en fazla 13 cm. büyük olmaması gerekir. Koleksiyoncuların kullanışlı buldukları 5 - 7,5 cm. civarında olanlardır. Baskı kagıdı olarak her türlü kagıt kullanılabilir. Hatta el yapımı kagıtlar, baskıları daha çekici göstermesi ve farklı dokular yaratması açısından tercih edilebilirler. Kitaba yapıştırılacagı da düşünülerek Ekslibris kagıdının fazla kalın olmamasına özen gösterilmelidir.

Ekslibrislerin özgün baskı olanları tercih edilmekle birlikte asıl işlevini yerine getirmesi ve geniş kitleye ulaşması düşünüldügünde ofset (P7), fotograf (P8) ve bilgisayarla tasarım (CGD) ve çogaltma yapılabilir. Genellikle siyah beyaz kitaplara agaç (X1) ve linolyum (X3) baskılar, renkli kitaplara litografiler (L), serigrafiler (S), çok kıymetli kitaplara ise gravürler (C3) konulmaktadır. Tıpkı özgün baskıresimde oldugu gibi Ekslibrislerin sol alt kößesine baskı tekniginin simgesi, kaç adet basıldıgı ve eldeki baskının kaçıncı oldugu, sanatçının adı ve yapıldıgı yıl kurşun kalemle yazılmakta, eger çalışma renkli ise kaç renk oldugu belirtilmektedir. Ekslibrisin arkasına sanatçı adresini de yazabilir.

Türkiye'de Ekslibris
Prof. Hasip Pektaş


Osmanlılar döneminden kalma el yazması ve basılmış kitaplarda mülkiyet işareti olarak mühürleri görüyoruz. Mühürler, Ekslibris türüne girmese de özgün kaligrafik yapılarıyla ait oldukları kişilerin arması veya Logotayp’ı olarak Ekslibris işlevini görmüşlerdir.

Türkiye’nin Ekslibrisi tanıması, batıdan alınmış kitaplarla olmuştur. Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan Ekslibrisli kitaplar, ikinci el satışlarla ülkemize girmiş, bu kitapların sahipleri öldügü zaman ise yakınları tarafından kütüphanelere bagışlanıp sahaflara satılmıştır. Yurtdışındaki müzayedelerden alınan bazı kitaplarda Ekslibrislere rastlanıyor. Örnegin Milli Kütüphane, Bogaziçi Üniversitesi ve Yapı Kredi Bankası Kütüphaneleri ile Basın Müzesi’ndeki eski kitapların çogunda Ekslibrisler vardır.

Türkiye’de adına ilk Ekslibris yaptıranlar, yabancı uyruklu kitapseverlerdir. Üsküdar Amerikan Koleji, Robert Kolej gibi okullarda görev yapan ögretmenlerin kendileri için Ekslibris yaptırdıkları, ayrılırken kütüphaneye bıraktıkları kitaplardan anlaşılmaktadır. Şimdi Bogaziçi Üniversitesi olan Robert Kolej kütüphanesindeki kitapların bazılarında kütüphaneye özgü standart Ekslibrisler de bulunmaktadır. 1920’den itibaren Robert Kolej ögrenci yıllıklarına, yıllık sahibinin ismini yazabilecegi boşlukların da bulundugu Ekslibrisler yapılmıştır.
Yıllıgın sanat sorumluları tarafından yürütülen bu gelenege 1950 yılına gelindiginde ne yazık ara verilmiştir.
H. Pektaş, C3+P1 (120X80), '96


1980’li yıllardan bu yana, özellikle güzel sanatlar egitimi veren kurumlardaki özgün baskıresim ve grafik tasarım derslerine giren ögretim elemanlarının özendirmeleriyle, Ekslibris yapan kişiler yetişmeye başlamıştır.

Artık yurt dışında yapılan Ekslibris sergilerinde ve yarışmalarında ülkemizin adını duyuran sanatçı ve tasarımcılarımızın isimleri geçmektedir.
1996 yılında Italya’da yapılan 3. Ekslibris Bienali’nde Hasip Pektaş birincilik, Ismail Ilhan ikincilik ödülü, 1997 yılında yine Italya’da yapılan “müzik” konulu Ekslibris yarışmasında Sema Ilgaz Temel üçüncülük, 2000 yılında Barcelona'da yapılan "Ekslibris in the 21th Century" yarışmasında Erol Olcay mansiyon, 2001 yılında Erdal Aygenç, Arjantin "Gral. José de San Martin -150" Uluslararası Ekslibris Yarışmasında üçüncülük ödülü almışlardır.

Türk sanatçıları, 1980 yılından bu yana başta Belçika ve Yugoslavya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesindeki Ekslibris sergisine katılmışlardır. Ekslibrise gönül veren, bu konuda çalışmalar yapan ve onun yaygınlaşması için çaba gösteren sanatçı ve tasarımcılarımızdan Tulin Aktar, Mine Arasan, Mehmet Aydogdu, Erdal Aygenç, Bilge Barhana, Nurhayat Berker, Hakan Erkam, Nazan Erkmen, Erdogan Ergun, Sukru Erturk, Yeşim Gazioglu, Emel Gürsoy, Mine Gunduz, Deniz Karanis Huysal, Murside İcmeli, İsmail İlhan, Aysegül İzer, Berran Kancal, Sevda Kantarcı, Ahmet Aydın Kaptan, Devabil Kara, Sadık Karamustafa, Mehmet Kavukçu, Hasan Kıran, Emin Koç, Hayati Misman, Gökhan Okur, Erol Olcay, Hasan Pekmezci, Hasip Pektas, Nurten Seferoglu, Nazan Tekbaş Tanyu, Sema Ilgaz Temel, Ercan Tuna, Mehmet Ulusel, Faruk Ünver ve Fedail Yilmaz'a yeni yeni katılımlar olacaktır. 1997 yılında kurulan Ankara Ekslibris Dernegi ile 1998 yılında kurulan İstanbul Ekslibris Akademisi Dernegi ve kurulacak diger örgütlerin çabalarıyla Ekslibris sanatı yaygınlaşacak, belki de pek çok ülkede oldugu gibi ülkemizde de bir Ekslibris müzesi oluşacaktır.

2. CGD Ekslibris Yarışması Hakkında
Prof. Hasip Pektaş

FISAE 2. Uluslararası CGD (Bilgisayar Tasarımı) Ekslibris Yarışmasına 2004'deki ilk yarışmaya göre daha az katılım olması sürprizdi. Bundan sonraki yarışmalara katılımın daha fazla olabilmesi için konunun üzerine eğilmek gerekmektedir FISAE'ye bağlı derneklerin daha iyi duyuru yapması , özellikle sanat eğitimi veren kurumlara ve tasarımcılara bilgi aktarması bir  çözüm olabilir.

Birinci yarısmaya 34 ülke, 350 sanatçı, 1191 eklibris katılırken ikincisine 32 ülke, 280 sanatçı, 951 ekslibris katılmıştır. Fakat toplam katılımcıların %47’sinin Türkiye’den olması çok sevindiricidir. Yeni yaygınlaşmaya başlayan bu sanat dalında  Türkiye’nin 3 ödül, 4 mansiyon ve çok sayıda sergileme alması takdir edilecek bir başarıdır.

Bu yarışmada başarılı olan Ekslibrisler, iyi bir içeriğe, özgün bir kompozisyona, doğru bir tipografiye sahip oldukları için öne çıktılar. Teknik ve estetik yönden başarılı oldukları için dikkat çektiler ve jürinin beğenisini kazandılar.

Eğer elenen Ekslibrisler konusunda bir değerlendirme yapılırsa, katılımcıları için bazı öneriler verilirse ve yarışmacılar bu küçük uyarıları dikkate alırlarsa daha başarılı olacaklardır.

Yarışma şartnamesi çok dikkatli okunmadığı görülmüştür. Baskı alanı 130x130 mm’den

Nurdan Adıgüzel, CGD (104 x 84) 2005
Bazı Ekslibrislerin çözünürlüklerinin çok düşük olması, hem görsel ögenin hem de yazının algılanmasını zorlaştırmaktadır. Jüri, teknik düzeyi yetersiz olan, kaliteli kağıda basılmamış Ekslibrisler ile yeterli büyüklükte paspartuya sahip olmayan çalışmaları çok dikkate almamaktadır.

Katılımcıların bazıları, çalışmalarından 5 kopya yerine bir-iki kopya yollamışlar, bazıları ise özgeçmişlerini, iletişim bilgilerini, çalışmalarının jpeg görüntülerini göndermemişlerdir. Bu durum şartnameyi dikkatli okumadıklarını veya unuttukları göstermektedir.

Ekslibrise gönül verecekler için bir şey söylemek gerekirse; öncelikle bu sanat dalını çok sevmeleri, çok çalışmaları, yaptıklarını kolay beğenmemeleri, daha önce bu alanda yapılmış özgün örnekleri iyi incelemelerini öneririm. Şüphesiz her alanda olduğu gibi bu alanda da reçetelerle bir yere varılmaz, kişinin kendi çabası, yaratıcılığından ödün vermemesi ve heyecanını yitirmemesi onu başarıya götürecektir.

Gelecek yarışmayı
Martin R. Baeyens organize edecek ve jüri başkanlığını yapacak. Aynı zamanda CGD yarışmasının mimarı olan Belçikalı sanatçı öğretim üyesi Prof. Martin R. Baeyens'in titiz çalışmasıyla üçüncü CGD Ekslibris Yarışmasına katılımın daha fazla olacağına inanıyorum. Ülkemizin başarısından sizler de gurur duyuyorsanız ve tekrarlamasını arzu ediyorsanız şimdiden hazırlanmaya başlayın derim. Başarılar.
büyük olanlar, Yunus Emre, Orhan Kemal, Fikret Mualla, Teodorakis gibi ölmüş kişiler ile İstanbul gibi kent adına yapılanlar ve kimin adına yapıldığı belli olmayan, sahipsiz Ekslibrisler değerlendirmeye bile alınmadılar. Özellikle ölmüş bir kişi adına ve turistik amaçla Ekslibris yapmanın işlevsel olmayacağını artık hiç unutmamamız gerekmektedir. Yaşamayan birisini anmak, anısına Ekslibris tasarlamak elbette mümkündür. Hatta o kişinin adına, doğum ve ölüm yıllarına da yer verilebilir fakat bu Ekslibrisin sahibi, onu severek kitabına yapıştırabilecek yaşayan bir kişi olması gerekir.

Şartnamede ağırlıklı olarak dijital teknoloji ile tasarlanmış olmalıdır ifadesi olmasına karşın sadece geleneksel baskı teknikleri (gravür, linolyum vb.) ile basılmış Ekslibrisler de değerlendirme dışında kaldılar.