Ekslibris ve Tipografi
Prof. Hasip Pektaş

İletişimin temel ögelerinden biri olan yazı, ilkel toplumlarda kullanılan sembol ve işaretlerin zamanla geçirdigi degişimlerden sonra oluşmuş son biçimleridir. Bu biçimler, taşıdıkları güçlü anlamları sayesinde bir duyguyu, bir fikri ve bir yaşamı anlatabilirler. Kimi zaman bir sözcük milyonlarca resme, kimi zaman da bir resim milyonlarca sözcüge karşılık kullanılabilir. Resim, izleyene yaşattıgı duygu yogunlugu ile iz bırakırken; yazı, hem taşıdıgı anlam, hem de sunuş biçimiyle etkili olmaktadır.

Tipografi, yazının bir sistem içinde boyutlandırılması, düzenlenmesi, basılı hale getirilmesi sürecini kapsar. Dogru ve kolay iletişim tipografinin olanaklarına baglıdır. Yazıyı oluşturan karakterin seçimi, harflerin iç ve dış boşlukları, birbirlerine oranı, zemin ve deger ilişkileri algılamadaki önemli etkenlerdir.

Ekslibris, üzerinde taşıdıgı resimsel ve tipografik ögeleriyle etkili ve önemli bir iletişim aracıdır. Kullanılan resim de yazı da sahibini simgelemek durumundadır. Adına Ekslibris yapılan kişiye ya da kuruma özgü tasarlanmalıdır. Ekslibris içinde yazıyı iki farklı konumda görmekteyiz. Ya resmin içinde resimle birlikte yer almakta, ya da sadece tipografik ve kaligrafik ögelerin bir görsel biçime dönüşmesiyle Ekslibris meydana gelmektedir. Resmin içinde de olsa, yalnız başına da kullanılsa yazı ögesinin dengeli bir birliktelik göstermesi gerekmektedir. Görsel şölenin bir parçası olan bu sözcükler (Ekslibris ve yapılan kişinin adı soyadı) resimden ayrı düşünülemez. Resmin içindeki yerinin, yönünün ve büyüklügünün iyi belirlenmesi gerekir. Harflerin büyüklüklerinin çok faklı olması, sözcüklerin farklı karakterlerle yazılması bütünlügü bozar. Yazının resmin önüne geçmesi veya okunmayacak küçüklükte olması da etkisini zayıflatır.

Yapılan kişinin bir tür arması, mülkiyet işareti olması nedeniyle Ekslibrisler, sadece tipografik veya kaligrafik düzenlemelerle de yapılmaktadır. İsimlerin özgün şekilde yazılması veya baş harflerin düzenlenmesi ile oluşan bu göstergeler adeta bir logoyu çagrıştırmaktadır. Böyle olunca da kişiye özgü bir kimlik yaratma kaygısı öne çıkmaktadır. Bunun da olmazsa olmaz koşulu Ekslibrisin özgün bir düzenleme olmasıdır. İster bilgisayarın olanaklarından yararlanarak, ister kaligrafinin çizgi zenginligini kullanarak yapılsın her Ekslibris, harflerin görsel bir biçime dönüşmesiyle digerlerinden ayrılacaktır. Harfleri oluşturan siyah alanlarla boşlukların dengesi, birbiriyle uyumu, hem algılamayı kolaylaştıracak hem de görselligi artıracaktır.

03.11.2002
hpektas@hacettepe.edu.tr

Tipografi Üzerine
Prof. Martin R. Baeyens

Her insanın yaşamında harflerin ve yazıların mutlaka bir yeri vardır. Bu konuda bazılarımız şüphesiz daha bilinçliyiz. 1456Õda matbaanın icadından ve daha sonra bilgisayarın oluşumundan bu yana pek çok degişiklik meydana gelmiştir. Son iki yüzyılda tipografinin gelişimi hız kazanmış, bu süre içinde yazı karakterlerinin yapılarında ve boyutlarında müthiş bir degişim olmuştur. Degişim halen devam etmektedir.
Fontların bu müthiş istilası yazı kullanımını kolaylaştırmıştır. Artık istediginiz fontu bilgisayarınıza indirerek sahip olabiliyorsunuz. Fakat daha sonra önemli bir sorunla, kalite problemiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Sunulan harflerin sadece küçük bir bölümü güzel. Halkın iyiyi kötüden ayıramaması ise bir başka sorun. Kolay bir yol olarak sürekli bilgisayar kullanılması beraberinde başka problemler getirmektedir.

Tipografide çok sayıda kural ve onları uygulamak için çeşitli yollar vardır. Hataları görmek için egitimli ve çok pratik yapmış bir göze her zaman ihtiyaç vardır, çünkü bilgisayar bir tanrı degildir.

O bize yardım eder fakat mükemmel degildir. Altın kural Òdogru olması degil , dogru görünmesi gerekirÓdir. Bunu ancak tipografi ile ilgiliyseniz görebilirsiniz. İşte bu noktada yazının gerçek uzmanı bir amatörden ayrılabilir. İnanın hemen hemen her gün çok sayıda yanlış tipografik metinle karşılaşıyorum.

Tipografinin karşı karşıya kaldıgı en büyük sorun harflerin kapalı ve açık alanları arasındaki dengedir. Bunun bir Ekslibristeki yanlış uygulaması, resim ve yazıyı daha karmaşık hale getirmektedir. Yazı ve resim uyum içinde olmalıdır.

Tipografik bir Ekslibriste kompozisyona yardım edecek bir imaj da yoktur. Onu sadece harflerin gücüyle oluşturmak zorundasınız. Harfler gerçek hayatın referanslarıdır. Kişiligi, karakteri yansıtır. Bu yansımayı el yazımızda görebiliriz. Grafolojiye fazlasıyla inanırım. Elyazısı kişiligimizi en iyi yansıtan ve oldukça zengin bir göstergedir. Buna konuda verilebilecek en iyi örnek kendine has müsveddeleri ile Leonardo da VinciÕdir.

Ne acınacak şey ki bilgisayarın istilası karşısında giderek el yazımızı, dolayısıyla da kimligimizi kaybediyoruz.

20.07.2002
Martin.Bayens@Pandora.be

 
Martin R. Baeyens (Belçika) S1, 2002 Villu Toots P7
Franz Lehrer Hannu Paalasmaa (Finlandiya)
Ercan Tuna (Türkiye) CRD, 2002 Hakan Erkam (Türkiye) S, 2000
I. D. Balan (Rusya) Hans-Joachim Burgert (Almanya) 1984
Özden Pektaş (Türkiye) CGD, 2002 Yusuf Keş (Türkiye) CGD, 2002
Selin Sobacı (Türkiye) CGD, 2002 A. van Damme (Belçika), S1
Sapporo, Japan, 1992
Hasip Pektaş (Türkiye) CGD+P3, 1999